PAVOR NOCTURNS
Eylül 14, 2009 -Kategori: psikoloji
Pavor nocturns, (Fransızca terreur nocturne, İngilizce night terror, sleep terror) çocukların geceleri uykudan çığlık atarak korkuyla sıçrayıp uyanmalarıdır.
Özellikle küçük çocuklarda uyuduklarından bir, iki saat sonra görülür. Bir çığlıkla uyanan çocuk kalkıp yatakta oturur ya da ayakta dikilir, bazen de büyük bir kaygı içinde bağırarak odanın içinde döner, koşar. Çokluk odada birtakım hayvanların ve yabancı kimselerin bulunduğunu sanarak, sayıklar. Yönelim gücü kaybolur. Çevresindeki kişileri tanımaz. Birkaç dakika sonra nöbet geçer, çocuk yeniden uykuya dalar, ertesi sabah uyandığında gece olup bitenleri hatırlamaz. Kimi zaman uyurgezerlikle bağlantılır. Eskiden beyindeki organsal bir bozukluğun, örneğin saranın belirtisi görülmüşse de günümüzde çocuksal bir nevrozun ya da nöropatinin bir belirtisi sayılmaktadır.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
GÜCENME
Eylül 14, 2009 -Kategori: psikoloji
Gücenme insanın içinde oluşan bir duygudur ve bunu bazen dışarıya da yansıtabilir yada içinde de tutabilir. Ama yaptığı hareketlerle zaten bunu karşısındaki gücendiği insana belli edecektir ve bu yüzden gücenme pek de gizli kalmaz.
Gücenen kişi insanlarda üzülüp içine kapanma ya da mutsuz olup dış dünyaya kapanma şeklinde karşımıza çıkabilir. Aslında ortaya çıkma durumları her zaman kişinin karakterilize özelliklerine bağlıdır ve bu yüzden kişiden kişiye değişir.
Gücenme bazen hafif olarak insanda farkedilmez bazende üzücü sonuçlara yol açabilir ve kötü sonuçlar doğurabilir.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
KARARSIZLIK
Eylül 14, 2009 -Kategori: psikoloji
Kafa karışıklılığı bir çok durumda ortaya çıkabilir. Örneğin; insanların kafasında oluşan birden fazla soruya yanıt verememesı ve çıkmazda olduğu hissine kapılma duygusu olarakta karşımıza çıkabilir. İnsanın birden fazla tercihinin olması ama bunlara karar verememesi duygusu olarak ya da insan kafasının çok yoğun olması ve herhangi bir olaya yönlenememesi ve bunun sonucunda karmaşıklık olması da olabilir. Ancak bu duygu karar verememe ve konsantre olamama gibi durumlarla karıştırılmamalıdır.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
EMPATİ
Eylül 14, 2009 -Kategori: psikoloji
Empati veya eşduyum, bir başkasının duyguları, içinde bulunduğu durum ya da davranışlarındaki motivasyonu anlamak ve içselleştirmek demektir. Kendi duygularını başka nesnelere yansıtmak anlamında da kullanılır. Empatinin zıt anlamlısı antipatidir.
Bebekler üzerinde yapılan incelemelere göre, doğuştan empati yeteneğimiz yüksek olmakla birlikte, uygun şartlarda hızla kaybedilebilen bir yetenektir. Empati yeteneğini sonradan kazanabilmenin yolu: açık uçlu sorular sormak, yavaş hareket etmek ve yorumda bulunmak, hızlı yargılara varmaktan kaçınmak, kendi davranış ve düşüncelerimizi anlamaya çalışmak, geçmişten ders almak, olayları akışına bırakmak ve kendimiz ve karşımızdakilerin davranışları için belli sınırlar oluşturmaktır.
Olumlu amaçlar için kullanıldığında işbirliği, üretkenlik, refah ve mutluluğu arttıran bu yetenek, kötü amaçlar için kullanıldığında manipülasyonculuk şeklini alır.
Empati, bir insanın, kendisini karşısındaki insanın yerine koyarak onun duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlamasıdır. Empati sayesinde insan ilişkileri gelişir. İnsanlar arasındaki kavgalar azalır ve zamanla yok olur. Aile içi empati ise aile bireylerinin karşısındaki insanı kendi yerine koymasıdır. Bu sayede bireyler karşındakinin ne tepki vereceğini bilir ve ona göre davranır.
Empatinin tam olarak gerçekleşmesinin üç kuralı vardır;
- Bir insanın kendisini karşısındaki kişinin yerine koyarak, olaylara onun bakış açısıyla bakmak,
- Karşıdakinin duygu ve düşüncelerini doğru olarak anlamak ve hissetmek,
- O kişiyi anladığını ona ifade etmek.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
HAYAL KIRIKLIĞI
Eylül 14, 2009 -Kategori: psikoloji
Hayal kırıklığı bir insan beklentilerinin boşa çıkması halinde ortaya çıktan bir duygudur.
Hayal kırıklığı Pişmanlık duygusuna benzer ama aradaki fark hayal kırıklığının kişinin kendi davranışından ziyade, kendi kontrolü dışında gelişen bir sonuçla ilgili olmasıdır. Örneğin bir spor karşılaşmasını kaybeden oyuncular genellikle kazanmak için ellerinden geleni yaptıklarına inanarak kayıptan dolayı diğer unsurları sorumlu tutarlar. O yüzden de hissettikleri duygu pişmanlık değil, hayal kırıklığıdır.
Hayal kırıklığı genellikle geçici bir duygudur. Ancak hayal kırıklığından iyileşme süreci kişiden kişiye değişir. Bazı kişilerde hayal kırıklığı daha kötüye giderek depresyona dönüşebilir. İyimser insanların hayal kırıklığı duygusundan daha çabuk kurtulduğu ve genelde daha sağlıklı bir yaşam sürdükleri gözlenmiştir.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
YALNIZLIK
Eylül 14, 2009 -Kategori: psikoloji
Yalnızlık veya yalnız kalma bir insanın boşluk duygusuyla karışık kendini dünyadan kopmuş hissetme duygusudur. Yalnızlık arkadaş eksikliğinden veya başkalarıyla birlikte olma arzusundan daha da öteye giden bir duygudur. Yalnızlık çeken insan kendisini toplumdan kopmuş hisseder. Başka insanlarla anlamlı bir iletişime girmekte zorluk çeker. Yalnızlık çeken insan içinde bir boşluk veya kopukluk hisleriyle doludur.
Yalnızlık duygusu sıradan bir yalnız olma halinden değişiktir. Bazen insanlar bilinçli olarak tek başına kalmayı tercih ederler ve yalnız olmaktan zevk alırlar. Bu yalnızlık duygusundan farklı bir durumdur. Yalnızlık duygusu istek dışı bir yanlız kalma durumundan dolayı ortaya çıkar. Yalnızlık duyan insan terkedilme, dışlanma, depresyon, güvensizlik, umutsuzluk, anlamsızlık, değersizlik ve kızgınlık duygularıyla doludur. Kendisinin hiç kimsenin sevgisine değer olmadığını düşünür, o yüzden de sosyal yaşamında zorluk çeker. Bu durum yalnızlık duyan insanın diğer insanlarla sağlıklı sosyal ilişkiler kurmasına sekte vurabilir.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
VİCDAN AZABI
Eylül 14, 2009 -Kategori: psikoloji
Vicdan azabı başkasına zarar verdiğine inanan bir kişinin duyduğu pişmanlık duygusunun bir ifadesidir. Vicdan azabı suçluluk duygusuyla ilintili bir duygu olup kişinin kendi kendine yönelttiği bir kızgınlık halidir. Vicdan azabı kişinin geçmişteki bir eyleminden kaynaklanabildiği gibi eylemsizlikten (parmağını bile kaldırmamak) de kaynaklanabilir.
Vicdan sahibi olmayan insanlara genellikle sosyopat veya psikopat denilmektedir. Mahkemelerde vicdan azabının varlığı zaman zaman hakimler tarafından ceza hukuku ilkeleri çerçevesinde hafifletici neden olarak kullanılır. Bu gibi durumlardan vicdan azabının varlığının diğer kişiler tarafından saptanması zorunluğu ortaya çıkar. Vicdan azabı duyan kişi genellikle özür dilemek yoluyla vicdan azabı duygularını kanıtlamaya çalışır.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
HİSTERİ
Eylül 14, 2009 -Kategori: psikoloji
Histeri veya isteri psişik ve motor bozukluklar, özellikle duygusal reaksiyonlarda taşkınlık, ani sinirlenme, hareket bozuklukları, geçici kişilik değişimi ve günlük hafıza kaybı, çeşitli sistemlere ait psikosomatik şikayetlerle belirgin psikonevroz bozukluk. Denetim dışına çıkıp kişinin işlevselliğini aksattığında; aşırı hayal gücü veya korkuları ifade eden nevrotik zihinsel bir hastalığı tanımlar. Histeri, hastalarda ani sinirsel nevrotik bir hastalık olarak bilinir. Histerik hasta, kendindeki ruh sağlığının bozukluğundan habersizdir.
Çeşitli duyu bozuklukları, çırpınmalar, kimi zaman da inmelerle kendini gösteren nevroz tipinde akıl hastalığı olup sıklıkla 30 yaş altındaki bireylerde görülür. Genellikle bilinçaltında kalmış zihinsel bir nedenin çok çeşitli fiziksel ya da psikopatik bozukluklara yol açtığı isteride, ya geçici ve çok şiddetli krizler ya da sürekli davranış bozuklukları görülür. Fransız hekimi Charcot'nun tanımladığı "büyük kriz" dışında, bedensel belirtileri şunlardar: Felçler, ağrıya duyarsızlık, titreme, nefes darlığı, kasılma, görme, konuşma ve işitme bozuklukları, spazm hatta sinirsel gebelikler. Daha seyrek olmak üzere rastlanan psikopatik bozuklukların en önemlileri bellek yitimleri (amnezi), konuşma bozuklukları, uyurgezerlik ya da taşkınlıklardır. Büyük değişmeler gösteren, çok güçlü bir duygusal bağımlılık, teşhirciliğe ve mitomaniye (hastalık derecesinde yalan söyleme eğilimi) açık bir eğilimle kendini belli eden histerik bir kişilikten söz edilebilir.
Histeri ayrıca, doğrudan psikanalizin de kökeninde yeralır, Freud, Charcot'nun görüşlerine dönmüş ve isteriyi, hastanın bilinçaltına ittiği, çoğunlukla cinsel kökenli, daha derin bir bozukluğu bedenine yansıttığı sürece çok kolay tanınabilen bir nevroz olarak betimlemiştir. Freud, dönüşme (hasta ruhsal yıkımını bedensel bozukluklara dönüştürür) ve korku (fobi) histerisi olarak iki büyük isteri biçimi ayırt etmiştir.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
PSİKOLOJİ
Eylül 14, 2009 -Kategori: psikoloji
MERHABA ARKADAŞLAR ARTIK BLOG UMA YENİ BİR KATEGORİ DAHA KATILIYOR ADI PSİKOLOJİ=ARTIK PSİKOLOJİYLE İLGİLİ BAZI TERİMLERİ GÜNDELİK YAŞAMDA GÖRÜLEN SORUNLARI BU KATEGORİDE BULABLRSİNİZ.....
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
TİKLER
Eylül 13, 2009 -Kategori: kisisel gelisim
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı